çarpık

s.
1. 扭曲的, 弯曲的, 变形的, 畸形的; 倾斜的, 歪斜的; 瘫痪的: \çarpık bacak (lı) 罗圈腿 \çarpık kapı kanadı 变形的门扇 \çarpık duvar 斜墙 \çarpık ökçeler 磨偏的鞋后跟 \çarpık yazı 七扭八歪的字体
2. 畸形的; 丑恶的: \çarpık eğitım 畸形教育 \çarpık tutum 邪恶的态度
3. 转́ 乖戾的, 古怪的
4. 转́ 不祥的, 晦气的
◇ \çarpık ayak (lı) 1) 罗圈腿 2) 扫帚星, 晦气的人 \çarpık \çarpık 一摇一摆地 \çarpık çurpuk 扭曲的, 畸形的, 变形的: \çarpık çurpuk vücut 畸形的身体 Yazım pek çarpık çurpuk. 我的字写得很不好看。\çarpık tahta 跳板, 独木桥

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çarpık — sf., ğı 1) Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu. Ç. Altan 2) mec. Kötü Oraya özellikle çarpık vasıfları olanları toplarlarmış. H. Taner 3) Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpık çurpuk — sf., ğu 1) Çok çarpık, eğri büğrü Safa, küçük, çarpuk çurpuk vücudu, koca kafası, minarede sala verir gibi etrafa çınlayan sesiyle konağın imamı Şadan Molla yı hatırlatıyordu. H. E. Adıvar 2) mec. Değersiz, basit Edebiyat ürünleri, boylarını aşan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpık kentleşme — is. Plansız, gelişigüzel, kent değerleri göz önüne alınmadan binalar yaparak kent kurma biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUHANNA — Çarpık, bükük, eğri. * Kınalanmı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ayrık — sf., ğı 1) Ayrılmış Yandan ayrık, tek tük gümüş pırıltılı saçları. Y. Z. Ortaç 2) Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna 3) Kural dışı 4) Düzgün ve uygun olmayan, çarpık Apış arasına fazla tülbent ve mermerşahi tıkarak bebeği… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kamgı — eğri büğrü, çarpık I, 426 § kamgı yüzlüg; çarpık yüzlü I, 426 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • abraş — sf., Ar. abrāş 1) Alaca benekli Abraş at. 2) Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı) 3) Çarpık, eğri, düzgün olmayan 4) Ters, kaba, görgüsüz (kimse) 5) hlk. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan, çapar (kimse) 6) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bastıbacak — sf., ğı 1) Bacakları kısa veya çarpık (kimse) 2) mec. Yaramaz (çocuk) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalık — sf., ğı 1) Çarpık Ağzı burnu çalık. 2) Verev kesilmiş Kumaşın bir yanı çalık. 3) Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan Aklı çalık. Rengi çalık. 4) Adı defterden silinmiş 5) Yüzünde çıban veya yara yeri olan 6) is. Çıban yeri 7) is.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpıkça — sf. Biraz çarpık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpıklaşmak — nsz Çarpık duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.